Son evladımız Atlas Çağlayan oldu.
Şöyle bir durup düşündüm. “Suç işleyen” ya da “suça sürüklenen çocuklar” diye tabir edilen bu canilerin profillerine baktım. Ortak bir nokta var: Yüzlerindeki nur gitmiş. Bildiğiniz hainlik var suratlarında.
Katledilen evlatlarımıza baktığımda ise gördüğüm tek şey masumiyet. Bunu yalnızca vicdani olarak söylemiyorum. Elinizde koskoca bir dünya bilgi bankası var: Google. Yazın, vakit kaybetmeyin. “Atlas Çağlayan” yazın. Yüzüne bakın, videolarını izleyin. Nasıl da pırıl pırıl, tertemiz, masum bir genç.
Bir de onu katleden yaratığa bakın. Yüzünde vatana ihanetin ifadesi var. Nur yok yüzünde.
Peki neden?
Kıskançlık.
Fesatlık.
İhanet.
Elde edememe.
Acizlik.
Kıskanıyorlar. İnsan oğlu böyledir; biri senden daha yakışıklıysa, daha başarılıysa hemen kıskanır, yaftayı yapıştırır.
Fesatlık… “Neden o bu kadar popüler, neden ben değilim?”
İhanet… Bu sadece bir insana değil, bir millete ihanettir. O katledilen çocuk belki bu ülkede iyi bir lider olacaktı, belki iyi bir asker, belki yeminine asla ihanet etmeyecek bir doktor, belki de adalet terazisi şaşmış bu millete yeniden adalet olacak bir insandı. Ve en Önemlisi Mavi Gözlü Sarı Saçlı Aslanim Bu Millete Ayni Atası Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK gibi Umut Olacakti.
Elde edememek…
Evet, edemezsin.
Çünkü sen bir hainsin. Sen bir katilsin. Sen aşağılık bir varlıksın.
Hiçbir şey elde edemezsin. Bir gün cezaevinden çıksan bile, sana duyulan öfke peşini bırakmayacak.
Acizlik…
Acizsin. Gücü, “kimin kime yettiği” sanmak acizliktir.
Asıl güç, seni orada tutacak avukatın üzerindeki cübbede, seni orada çürütecek hakimin giydiği cübbede, seni cezaevinde ezecek müdürün yetkisindedir.
Mehmet DURAK
KdzKuzey İmtiyaz Sahibi















Leave a Reply